America's #1 Balance Bike Destination

America's #1 Balance Bike Destination
America's #1 Balance Bike Destination

15 July 2009

Olgunlasmak.

Artık eskisi gibi her haftasonu birileri ile dısarı çıkmak
istemiyorum.Beni yoran iliskiler, yeni tanısmalar, yeni yüzler aramıyorum. Eski
dostlukların da özetini çıkarmaya basladım. Iliskilerde tasarrufa
gidiyorsun her seyde oldugu gibi ve gereksiz insanlari hayatindan atmak
istiyorsun.

Yapmacik, inanmadan konusmak istemiyorum artık. Beni anlamayanlarla
Konuşmak cümle kirliliði yaratıyor ve hak edenlere saklıyorum enerjimi.
Istedigime istedigimi deme özgürlügüne sahibim, elestirme hakkını
Olusturan yasamislık ve yeterli yas faktörü artik bende de var.

"Ben demistim" ,"ben bilirim","ben zaten anlamıstım", sendromunda
Olanlarla arkadasliklari bir kez daha sorguluyorsun. iliskilerini
sadelestirmeye baslayinca sıra iyi ve kötü gün dostlarını ayıklamaya
geliyor. Kötü gün dostlarını belirliyor ve onlara daha çok önem
veriyorsun. Iyi gün dostu bulmak ne kadar kolaysa kötü gün
dostu bulmak bir o kadar zor, biliyorum. Dostlar ihtiyaç oldugunda
göçmen kuslar gibi sicaga uçuyor ve sadece seninle birlikte sürüden
ayri düsenler kalıyor.

Zamanın ne kadar kıymetli oldugunu ögreniyorsun buralara kadar
gelirken. Uzun düz otobanlardan oldugu gibi, kestirme bozuk yollardan
da ulasabilirsin hedeflerine. Kestirmeleri de ögrendim gide gele. Bos
geçen her saniye degerli artık. Daha yapılacak çok sey var ama, kendimi çok
yormaktan çok hırpalamaktan yana degilim. Gerektiginde "HAYIR" demeyi
ögrendim ve bu kelime basta karsındakine kırıcı gelse de senin için
hayat kurtarıcı olabiliyor. Sevgiye önem vermek gerektigini, zamanı
geldiginde elinde sadece sevginin kalacagını biliyorum. Sevgi paylasildıkça
olusuyor, olgunlasıyor.

Aileme ve seçtigim tüm dostlarıma daha önce göstermedigim sevgi,anlayis
ve ilgiyi gösteriyorum. Biliyorsun ki gidenlerin ardında sadece
iyilikler kalıyor, ne kadar sevgi dolu oldugu hatırlanıp anılıyor. Bana
çok genç olduklarını hatırlatırcasına nedense tecrübelerimi,
fikirlerimi sormaya basladılar. Verecegim cevaplar belki çok anlamsız geliyor ama
yine de dinliyorlar ama ben biliyorum ki yasamadan hiçbir sey ögrenilmiyor.
Yasamıslıgın olusturdugu bir alçakgönüllülükle gülüyorum içimden
sadece.

Artık daha şık giyiniyorum, senelerle birikmis dolaplar dolusu kıyafet
Var ve bunları kendimle paylasmalıyım. Önce kendine güzel
görünmelisin, kendi zevkime göre giyinmek istiyorum, böyle
hissediyorum.

Modaya uymak adına popomun sıgmadıgı düsük bel pantolonlara sıgmıyorum
Diye kendimi üzme tercihini de kullanabilirim. Ayıp, günah ya da ne derler
korkuları çoktan geride kaldı . Dostlarıma, kendimize yemek yapmak
hosuma gidiyor. Mutfak eskiden bir zulüm iken simdi zevk aldıgım mekanlar
arasına giriyor. Farklı lezzetler denemek güzel ve kendi lezzetimi
kendimde yaratabilecegim belli bir damak zevkim ve mutfak kültürüm olustu.

Sonra Sezen'in sarkısındaki gibi anneni daha sık düsünüyorsun ve
hatta anlıyorsun. Iste bu yeni alısmaya baslanan ve giderek hosa giden
yeni duruma olgunluk deniyor. Yasamıslıgın, görmüslügün, geride kalmıs
üflenmis dogum günü mumlarının bir sonucu kendiliginden ortaya çıkıyor
hayatın bir dönemecinde bu olgunluk. Ne zaman dersen herkese göre, ne
kadar dolu yasadıgına göre degisiyor bu olgunluk çagına ermek. Inanın
bana hayattaki düsüsler, zor alınan virajlar bu zamanı hızlandırıyor. Kendi
dünyanın küçüklügünü kesfetmek ve buna ragmen kendinin kıymetini bilmek
çok ise yarıyor. Bir gün hepimizin bu huzurlu olgunlugu bulmasını
diliyorum.

CAN DÜNDAR

2 comments:

Barisbasak said...

Boyle dusundugum icin korkmama (kendimden!) gerek yokmus demekki! Thanks for sharing this...

LastRose said...

Sonuna kadar haklısınız